Beykoz Çocuk Göğüs Hastalıkları (Saray) Hastanesi kapatılmamalıdır!
Türkiye'deki tek çocuk göğüs hastalıkları hastanesi olan, Beykoz Çocuk Göğüs Hastalıkları Hastanesi, halk arasındaki adıyla "Saray Hastanesi", kapatılıyor. Üstelik de DSÖ ve Sağlık Bakanlığı yetkililerinin bu hastanenin hizmet verdiği ana konulardan birisi olan "tüberküloz yani verem hastalığı"na yakalanan kişilerin, özellikle de ilaca dirençli mikropla hastalanan hastaların hızlı bir şekilde arttığının söylendiği bir dönemde.
Sağlık Hakkı Hareketi Derneği'nin de aralarında olduğu çok sayıda örgüt, insiyatif ve yerel muhalif hastanenin kapatılmaması için çaba sarf ediyorlar.
Sağlık Bakanlığı yeterince başvuru olmadığı, personelin çalışmak istemediği, döner sermaye gelirlerinin yetersiz olduğu gerekçesiyle kapattığı "Heybeliada Göğüs hastalıkları Sanatoryumu"ndan sonra bu hastaneyi de kapatıp, çalışanlarını Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi'ne atamaya kararlı. Resmi olamayan duyumlara göre 28 Nisan'da hastane boşlatılmaya başlanacak.
Bundan doğal olarak en çok hastalar etkilenecek. Hastalar artık ya genel hastanelerden hizmet alacaklar ya da Kartal'daki Süreyya Paşa Göğüs hastalıkları Hastanesi'ne giderek oradan hizmet almaları gerekecek.
Aslında bir anıt
Saray Hastanesi, Beykoz ilçe sınırları içinde boğaz kıyısında ve 70 dönümlük ormanlık arazi içinde yer alıyor. Arazi ve üzerindeki tarihi binalar mülkiyet olarak TBMM’ne bağlı Milli Saraylar Daire Başkalığı’na ait. Hastane’nin bulunduğu arazi üzerinde halk arasında “saray” diye isimlendirilen "Beykoz Kasrı" bulunmakta ve adı geçen kasır, “yıllardır tadilat görmektedir”. Hastane ilgili arazinin yalnızca 10 dönümünü işgal etmekte ve kasırla hiçbir bağlantısı bulunmamaktadır.
Hasta az değil
Hasta başvurusunun az olduğu ileri sürülen hastaneye, giderek artan sayıda hasta başvurusu vardır. Çalışan 40 sağlık personelinin 6 tanesi hekim, 32 tanesi yardımcı sağlık personelidir.
2005 Aralık ayı ile 2006 Nisan ayı arasında aylık 4000, günlük 200-220 civarında hasaya hizmet verilmektedir. Bölge dışından giderek artan sayıda hasta başvurusu olmaktadır. Hastanez hem Beykoz halkına hem de diğer yerlerden gelen hastalara hizmet vermektedir.
Kapatılma kararının 28 Nisan tarihinde yürürlüğe gireceği, hizmetin Süreyyapaşa Hastanesi’nin içinde ve erişkin hastalarla birlikte “devam edeceği” belirtiliyor.
Beykozda oluşturulan Sağlık Platfomu hastaneni kapatılmaması için yoğun çaba gösteriyor. Son olarak bölgedeki 45 mahallenin muhtarı bir araya gelerek, İl Sağlık Müdürlüğü'nden hastanenin kapatılması kararının geri alınması için görüşmek üzere randevu istediler. Randevu alamazlarsa Sağlık Bakanlığı'na gidecekler.
Hastaneler Halkındır, kapatılamaz
Beykoz halkı "Hastanemiz asla kapatılmamalıdır". Bu sözü yalnız Beykozlular değil, sağlığını sahip çıkan ve bu ülkenin vatandaşı olan herkes söylemelidir.
Hükümetler ve idareciler "temel yurttaşlık hakkı olan konularda" kamunun kaynaklarıyla oluşturulan ve kamuya hizmet eden, kurumların yalnızca görevlerini sürdürme göreviyle yükümlüdürler. O kurumlar hakkında herhangi bir tasarrufta bulunmamalıdırlar. Bu toplum içinde yaşamanın ve toplumsal uzlaşmanın gereğidir.
Diğer yandan sağlık hizmeti yaşamsal bir hakkın gereği verilen bir hizmettir ve her koşulda ve durumda bu hizmet sürdürülmelidir.
Katıldığımız gerekçeler
Beykoz Sağlık Platformu'nun hastanenin kapatılmasına karşı ileri sürdükleri şu gerekçeleri Hasta Hakları Platformu olarak biz de katılıyor ve destekliyoruz:
Beykoz halkı "İlçemiz sınırları içinde olmak üzere ve mevcut esiklikleri giderilmiş olarak yeni hastane yapılıncaya kadar hastanemizin kapatılmasını da taşınmasını da kabul etmiyoruz, bu konuda üzerimize düşen her türlü göreve hazırız" diyor.
Biz de Sağlık Bakanlığı ve diğer yetkililerin Beykoz halkının iradesine saygı gösterilmesini ve kapatma kararının derhal durdurulmasını istiyoruz. Tüm vatandaşları da onlara destek olmaya ve onlarla birlikte bu mücadeleye katılmaya çağırıyoruz.