BİZ VATANDAŞIZ BEDELSİZ SAĞLIK HİZMETİ BİZİM HAKKIMIZ.
SAĞLIK HAKKIMIZ İÇİN ÖRGÜTLENİYORUZ

Sağlık Hakkı "yaşama hakkını" bütünleyen doğal bir haktır:

Uluslar üstü sözleşmeler ve anayasamızda da tanımlanan “sağlık hakkı”, sağlık hizmetlerine eşit bir şekilde ulaşmamızı ve bunlardan etkin bir şekilde yararlanmamızı gerektirir.


Sağlık hizmeti yalnız tanı ve tedavi hizmetinden ibaret değildir:

Sağlıklı yaşamak, sağlıklılık halimizi sürdürmek, geliştirmek, çeşitli olumsuzluklardan korumak ve sağlığımızı yitirdiğimizde yeniden kazanmak için sağlık hizmetlerine gereksinim duyarız.

Sağlık Hizmetleri Kamusal bir görevdir.

Vatandaş olmak demek, hizmet için varolan devletin sunduğu tüm hizmetlerden eksiksiz ve eşit olarak yararlanmak demektir.
Adalet, güvenlik, eğitim gibi sağlık hizmeti de bu tür verilmesi zorunlu ve yerine başkası konulamaz görevler arasındadır.


SAĞLIK HAKKIMIZ İHLÂL EDİLİYOR!

Sağlık hizmetleri hızla ticarileştiriliyor ve özelleştiriliyor
Kamusal hizmetlerin ticarileşmesi özelleşmesi "sağlık hakkı"nı bir hak olmaktan çıkarmaktadır.
Ülkemizde bizlere sunulan kamusal sağlık hizmetleri her düzeyde ve her yerde giderek daha çok ve yoğun biçimde özelleştirilmekte, bizim bu haktan yararlanmamız olanaksız hale gelmektedir.
Bu kabul edilemez bir durumdur.

Artık tek başına “Hasta Hakları”nı savunmak yetmiyor!.

"Hasta Hakları" kavramı biz onun içeriğini ve kapsamını genişletsek bile sağlık hakkını ifade etmekte yetersiz ve etkisiz kalabilmektedir.

Çünkü;

  • "Hasta hakları" yalnız hastaları ilgilendiren ve birey temelinde bir hak statüsü olarak düşünülüyor,

  • Hasta Hakları” Sağlık Bakanlığı tarafından farklı tanımlanıyor ve bakanlık olarak veremedikleri hizmetler ve yeğledikleri politikalar nedeniyle bu hizmetin kapsamını daraltıyorlar

  • Sağlık hizmeti verenler "hasta haklarını" kendilerine karşı bir takım haklar olduğunu düşünüyor ve yeterince sahip çıkmıyorlar

  • Sağlık sektörü hizmet veriliş biçimi itibariyle konuyu ticarileştiriyor ve kapsamını daraltıyor,

  • Hasta “müsteri”, sağlık kurumu “ticarethane”, hasta hakları “müşteri memnuniyeti” sayılıyor

  • Hasta hakları=mal praktis(tıbbı kötü uygulama)” olarak değerlendiriliyor,

  • Hasta hakları yalnız “hastayken” ve yalnız “hasta ve yakınları” tarafından savunulan haklar şeklinde algılanıyor,

  • Hastalık halinin yarattığı kısıtlılıklar nedeniyle, hastayken “sağlık hakkı” savunulamıyor,

  • Hizmetin daha iyi olduğu batı toplumları ve ülkeleri içinde bile “hasta hakları”na sahip çıkmanın “sağlık hakkını” savunmaya ve korumaya yetmediği fark edilerek farklı arayışlar ve örgütlenmeler gündeme getiriliyor.

Bizler yalnız hastalıklarımızın iyileştirilmesini değil

tüm unsurlarıyla “sağlık hak”kımızın gereklerinin yerine getirilmesini istiyoruz.

Neden ayrı bir örgütlenme


Sağlık hakkını savunan çeşitli örgütlenmeler (meslek örgütleri, sağlık çalışanı sendikaları, uzmanlık ve hastalık dernekleri) konunun yalnız kendileriyle ilgili yanını savunmak durumunda kalmaktadır.

Örgütlenme biçimlerinin kısıtlılığı nedeniyle ancak kurumsal bir işbirliği ve ittifakı mümkün olabilmektedir.

Oysa sağlık hakkı ancak; tek çatı altında ve tek örgüt içinde, toplumun tüm kesim ve katmanlarının eşit ve demokratik katılımıyla sürdürülecek bir mücadeleyle gerçekleşebilir.



Bu örgütlenme kimler tarafından oluşturulacak?

Şimdiye kadar “hasta hakları” kapsamında var etmeye çalıştığımız bu hakları, her düzeyde “Sağlık Hizmetine ulaşma ve yararlanabilme hakkı” çerçevesinde,

  • hastalar, sağlık hizmeti alanlar ve yakınları,

  • sağlık hizmetini sunan sağlık emekçileri,

  • duyarlı ve bilinçli toplum kesimleri,

  • emekçiler, aydınlar

olarak kısaca tüm yurttaşların katılımıyla savunmak artık bir zorunluluk haline gelmiştir.
Biz de tüm bu kesişmlerle birlikte bir örgüt yaratmak istiyoruz.

Nasıl bir örgütlenme istiyoruz?


  • Sağlık hakkının genel olarak talep ve var edilebildiği,

  • bunun için kapsamlı, yaygın ve yoğun bir mücadelenin verilebildiği,

  • kuramsal bilginin yeniden üretilip ortaya konulduğu,

  • sorun yaşayanların haklarının hem teker teker peşine düşebilen, hem de sorunu yaratan ortamı bir bütün olarak eleştirip hesap sorabilen,

  • başta karar ve uygulama süreçleri olmak üzere her düzeyde ve katılımcılığı ve dayanışmayı temel alan,

  • sağlık hizmetine, sağlık kurumlarına ve sağlık emekçilerine sahip çıkan,

  • mevcut sağlık hizmet sunumunun yeni bir tarzda sunulmasını mümkün gören, bunu talep eden,

  • alanın gereksinimleri ve herkesçe kabul edilmiş genel doğrular çerçevesinde ve daima insanı, haklarıyla birlikte düşünen ve önceleyen,

  • hiçbir kişi, kurum ve yapının, hiç bir biçimde devamı, uzantısı, temsilcisi, savunucusu ve sözcüsü olmayan, tümüyle bağımsız

  • demokratik kitle örgütü” temelinde bir örgütlenme oluşturmak istiyoruz.

Görev ve çalışma alanları

  • Mevcut sağlık sistemine sahip çıkan,

  • sağlığı, sağlıksızlığı ve sağlık hizmetlerini izleyen, denetleyen ve “doğru yapmaya, çalışma”ya zorlayan,

  • Hizmete ilişkin yeni politika ve uygulamaları araştıran, ortaya koyan, tarif ve talep eden,

  • Hak ihlâllerini genel olarak saptayan ve hak arama süreçlerinde aktif ve etkin görev üstlenen, taraf olan,

  • Hak ihlâline uğrayanların haklarına kavuşabilmeleri için onlarla birlikte davranan, destek ve yardımda bulunan

  • kamuoyu ve toplumu bilgilendirip, bilinçlendirerek, ortak ve etkin mücadele programları çıkaran ve bunları yaşama geçiren bir çalışma tarzını

benimseyen bir yapıyı hedefliyoruz